Danıştayın Katsayı Durdurması ve Tepkiler
Posted by imamhatiplininsesi 19/12/2009
26 Haziran 2009′da verdiği kararda, ‘Bu iş YÖK’ün yetkisindedir” şeklinde karar veren Danıştay 8. Dairesi, bir hukuk cinayetine imza atarak; üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran YÖK kararının yürütmesini durdurdu.
İstanbul Barosu Başkanlığı, Yükseköğretim Genel Kurulu’nun (YÖK) yükseköğretime girişte katsayı puanı uygulamasının kaldırılmasına ilişkin 21 Temmuz 2009 tarihli kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açmıştı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan :
* “Karar Danıştay’ın kendi içinde ne denli çelişki içinde olduğunu gösteriyor”
* “Bu konuda yetkili mercinin YÖK olduğunu söyleyen Danıştayın, aynı yıl içerisinde tamamen o aldığı kararı nakseden bir karar alması hiçbir şeyle izah edilemez. Bu karar tamamıyla ideolojik bir karardır. Dolayısıyla böyle bir ideolojik kararı anlamakta ben şahsen zorlanıyorum. Bunun kabul edilebilir hiçbir yanı yok”
YÖK İTİRAZ EDECEK
Danıştay 8. Dairesi, YÖK’ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdururken, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ve YÖK üyeleri durum değerlendirmesi yaptılar. YÖK Başkanı Özcan, Danıştay’ın kararına itiraz edeceklerini açıkladı.
İtiraz halinde dosya, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na gelerek, burada görüşülecek.
DANIŞTAY, KENDİ KARARINI ÇİĞNEDİ
Danıştay, bu kararıyla 3 yıl önce verdiği kararını çiğnemiş oldu. Erdoğan Teziç döneminde Danıştay, katsayı ile ilgili verdiği kararda, “Katsayı konusunda YÖK’ün yetkili olduğu” yönünde karar veren Danıştay, 3 yıl önce tartışmalara son noktayı koymuştu.
2005 yılında Ankara Aydınlıkevler Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi İlknur Öztürk’ün katsayı düzenlemesinin iptali için başvurduğu dava Danıştay 8. Daire tarafından reddedildi.
Daire’nin kararında katsayının “Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapılarak Yükseköğretim Kurulu tarafından saptanacağını” ifade etmişti.
KATSAYI ERGENEKONCU GÜRÜZ’ÜN İCADI
Meslek liseleri başta olmak üzere İmam Hatip Lisesi öğrencilerini 10 yıldır mağdur eden katsayı zulmünün mimarı şu an Ergenekon sanığı olan eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz. Gürüz, 28 Şubat sürecinde İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin önünü kesmek için katsayı zulmünü uygulamaya koymuştu.
SAĞLAM: 28 ŞUBAT ARTIĞI İDİ
YÖK eski Başkanı ve Meclis Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Sağlam, “1998′de 28 Şubat’ın rüzgarıyla haksız bir biçimde katsayı adaletsizliği uygulandı.
Burada meslek liselerine çok büyük haksızlıklar yapıldı. 2009 Haziran’ında YÖK hakkaniyete uygun bir şekilde bu hukuksuzluğu ortadan kaldıran bir düzenleme yaptı.
Şimdi ise Danıştay ne akla, ne mantığa, ne de hukuka sığmayan bir karar aldı. Tabii burada Danıştay yüksek mahkemedir; ancak YÖK’ün de buna itiraz etme hakkı vardır” şeklinde konuştu.
Sağlam, Danıştay’ın bu konuda emsal teşkil edecek birçok kararı olduğunu hatırlatarak, “Bu konuda YÖK’ün yetkili olduğu belirtilmişti” diye konuştu.
TEPKİLER
Özgür- Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya: “Hukuku tabuta çevirdiler. Bu tabuta Danıştay da yürütmeyi durdurma kararıyla tabuta son çiviyi çakmıştır. Karar, ETÖ mantığının hukuk eliyle icraya koyulmasıdır. Oy birliği ile hukuk mezara gömüldü. Bayram öncesi gençleri hayal kırıklığına uğrattılar.”
BEM- BİR- SEN Genel Başkanı Mürsel Turbay: “Sırf İmam Hatip Liselerini cezalandırmak amacıyla, aralarında İHL’lerin de bulunduğu tüm meslek liselerine dönük bu uygulamada alınan kısacık mesafeler bile birilerini rahatsız etmeye yetiyor.
Alınan yürütmeyi durdurma kararı meslek liselerinde okuyan binlerce gencin anayasal hakkı olan eğitimde fırsat eşitliğini bir anda yeniden sildi attı.
İlericilikten, çağdaşlıktan söz eden bazı kesimlerin Türkiye’nin geleceğini karartmaya, çocuklarımızın elinden istediği branşta eğitim yapma özgürlüğünü almaya hakları yoktur.
Despotça, umursuzca, hiçbir hakkı gözetmeden açılan bu davayı ve verilen kararı kabul etmemiz mümkün değildir. Mevcut iktidar bu konuda artık köklü çözüm bulmalı, çağdışı kafaların gençlerimizin önüne sürekli set çekmelerinin önüne geçmelidir”.
Büro Memur- Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan: “Anayasa’nın 42. maddesinde belirtilen, ‘Kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz’ hükmü hiçe sayılmıştır.
Ayrıca Danıştay 8. Dairesi’nde hukuk fakültesine giriş ve liselerin sosyal alanından mezun olanlar için ortaöğretim başarı puanlarının 0.3 katsayı ile çarpılmasına ilişkin YÖK’ün 30.07.1998 gün ve 98/8 90 sayılı kararı ile bu karara dayanan 2008 yılı ÖSS seçim kılavuzunun tablo 3-a maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda şöyle diyordu:
“Daha önce belirlenmiş ve uygulamakta olan öğrenci seçme ve yerleştirme sisteminin ülkemizin gelişen ihtiyaçlarını karşılamak, uygulamadan kaynaklanan aksaklıkları gidermek amacıyla yeniden belirlenmesi, yeni bir sistem getirilmesi YÖK’ün anayasadan 2547 sayılı yasadan kaynaklanan görevi olduğu açıktır.”
Şimdi ne değişti de Danıştay, kendini YÖK’ün ve Anayasa’nın üstünde gördü. Bu kabul edilemez bir durumdur. Çifte standart ve zulümdür. Eğitime prangadır.”
ADALET-DER Genel Başkanı Avukat Emre Yurtalan: “Danıştay maalesef yine şaşırtmadı. Bu zihniyet gelişime kapalı; kendi ideolojileri ne ise ona göre karar vermekten çekinmiyor.
Danıştay’ın öncelikle İstanbul Barosu’nun bu tür bir davayı açması yönünden husumet incelemesi yapması gerekirdi. Baronun bu davayı açmakta menfaati yoktur.
Bu konuda Danıştay’ın işaret ettiği kanun maddesinin algılanması farklılık arz ediyor ancak bu konuda hükümete iş düşüyor. Acil bir yasa değişikliği artık şart olmuştur.”
Sağlık- Sen Genel Başkanı Mahmut Kaçar: “Bu karar eğitime darbe niteliğindedir. Milyonlarca meslek liselinin adeta kâbusu olan katsayı adaletsizliliğini sürdürme çabası kabul edilemez.
Adaletsizliği sürdürme adımını kınıyoruz. Danıştay’ın bu konuda daha önce alınmış birçok emsal temsil edecek kararı var.
Her kararında YÖK’ün yetkili olduğunu belirten Danıştay, davaların tümünü ret etmiştir. Şimdi ise YÖK’ün ilgi alanına girerek ideolojisini kararına yansıtmıştır.”
Özerk Diyanet ve Evkaf Sendikası Genel Başkanı Mustafa Altunkaya: “Yıllarca İmam Hatip ve diğer meslek liseliler için büyük haksızlığa yol açan zulümde direnen Danıştay’ı şiddetle kınıyoruz.
Türk eğitim sisteminin içinde bulunduğu buhrandan çıkmak için atılan ilk adımı engelleyen Danıştay, 28 Şubat’ın sürdüğünü de gözler önüne sermiştir.”
Memur Sen Konfederasyonu ve Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu: “Üzgünüm, hukuk, Anadolu gençlerinin önünü kesmek için bizzat hukukçular eliyle katlediliyor.
Anayasanın eğitimde fırsat eşitliği ilkesine hukuki kılıf uydurarak kast etmek için çırpınıyorlar. Dünyanın her yerinde öğrenciler başarılarına göre yüksek öğrenimde hak ettikleri yere yerleştirilirken, Türkiye’de gençlerimizin önüne engeller çıkarılıyor.
Sınavda başarılı olsa bile diplomasına bakılarak gelecekleri karartılıyor. Üzgünüm, çünkü yargıda 28 Şubat zihniyeti aynen devam ediyor.
Unutulmasın ki, bu millet hukukun üstünlüğüne kast edenlere karşı evrensel hukuku dikkate alan yargıçlar yetiştirecek, çocuklarını üstünlülerin ayrıcalıkları için çalışan yargıçların elinden kurtaracaktır.”
ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut: “Danıştay, kararıyla kendisiyle çelişti. Danıştay’ın daha önceki kararına göre nihai düzenleme yetkisi YÖK’te idi.
Şimdi bir boşluk oluştu ve YÖK’ün yeni bir düzenleme yapması gerekiyor. Ancak asıl olması gereken Hükümetin bir an önce yasada düzenleme yapması.
Kimsenin endişesi olmasın, kazanımlardan geri dönüş asla olamaz. Biz bu işin takipçisiyiz.”
Mazlum Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal: “Katsayı adaletsizliği bu ülke gençlerine yapılan hak ihlalidir. Hukuk kullanılarak insan hakları ihalal edilmektedir.
Devlet kendi korkuları ile yüzleştiği zaman aslında korkulacak bir şey olmadığını görecektir. Milyonlarca meslek liselinin kâbusu olan katsayı engeli geri dönmemek üzere kalkmalı, gençlerin geleceği ile daha fazla oynanmamalı.
Eğitimde eşitlik yoksa eşit yurttaşlıktan söz edilemez.”
Bursa Girişimci İşadamları Derneği (BUGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Canlılar, Danıştay tarafından yürütmesi durdurulan YÖK’ün kararını çok yerinde bir uygulama olarak gördüklerini belirterek, “YÖK’ün kararıyla meslek liselerinin önü açılmıştı, tekrar geriye dönüş olursa sanayici yetişmiş eleman konusunda sıkıntı çekmeye devam edecek.
Ben Danıştay’ın kararını çok yanlış olarak düşünüyorum. Bu zamana kadar meslek liselerini seçen insanların veya bu şekilde yapılan sınavların durumu ne olacak?
Bence hükümetin burada işe el atması gerekiyor. Ben bu kararın tamamen kasıtlı alındığı kanaatindeyim. Meslek liseleri yakılmış oluyor” dedi.
Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Arif Tak ise Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararına ilişkin olarak “Alınan kararın sıkıntısını hep birlikte çekiyoruz.
Bu kararla sanayicinin yaşadığı kalifiye ve ara eleman sıkıntısının artarak devam edeceğini düşünüyorum ve kararı kınıyorum” diye konuştu.
Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Atilla Gülsar da, kararı şok olarak tanımlarken, “Bu bence Türkiye için bir şok oldu. Soğuk duş etkisi yaptı. Çocuklarımızla ilgili şok bir karar” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Kamu-Sen Bursa İl Başkanı Selçuk Türkoğlu kararın siyasi olduğunu belirterek, “Katsayı uygulaması meslek liselerimizin ve topyekün ortaöğretim sistemimizin katledilmesine neden olmaktadır.
Danıştay’ın bu kararı ile yine binlerce gencimiz sükutu hayale uğramıştır. Olan, yine binlerce meslek liseli gencimize olmuştur. Hükümet anayasa değişikliği gerçekleştirerek, artık bu zulmü kökünden çözmelidir.
Diploma notları yüksek ve başarılı gençlerimiz YÖK’ün kararına güvenerek meslek liselerini tercih etmişlerdi. Ne yazık ki yargı yine gençlerin hevesini kursağında bıraktı” diye konuştu.
Hukukçular: Karar siyasi
Danıştay 8. Dairesi’nin YÖK’ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini durdurması hukuk camiasında tepkiyle karşılandı.
Hukukçular, kararın siyasi endişelerle verildiğini belirtiyor. Türk Hukuk Enstitüsü Adana Şubesi Kurucu Başkanı Avukat İsmail Arısoy, “Ben de bir meslek lisesi mezunuyum.
Yıllardır kamuoyunun vicdanını kanatan ‘katsayı’ uygulamasını düzelten YÖK, büyük bir yanlıştan dönmüştü. Danıştay 8. Dairesi’nin ‘yürütmeyi durdurma’ kararı şimdi binlerce aile ve öğrenciyi yine mağdur edecektir.
Bir hukukçu olarak Danıştay’ın kararını adil bulmuyorum. Zaten katsayı uygulaması Anayasa’nın ‘eşitlik’ ilkesine aykırıydı. Bu nedenle esastan karar verilirken yanlıştan dönüleceğini ümit ediyorum” dedi.
Avukat Mehmet Aygün ise, yürütmeyi durdurma kararının İstanbul Barosu’nun açtığı davanın kesin kabul edileceği anlamına gelmeyeceğini belirterek, “Yürütmeyi durdurma kararı verilmiş olması dahi bizce hukuka aykırıdır.
Zaten katsayı uygulaması baştan sona hukuk ve eşitliğe aykırı bir durumdu. YÖK bunu düzeltmişti. Baronun burada taraf olma sıfatı yoktur.
Buna rağmen açtığı davayı Danıştay görmeye başlamıştır. Danıştay daha önce benzeri bir şekilde açılan bir davayı red etmişti. Bu kez yürütmeyi durdurma kararı vermekle daha önce verdiği kararla çelişmiş oluyor.
Kararın hukuki değil, siyasi gerekçelerle alınmış olduğunu düşünüyorum. Her şeye rağmen nihai olarak davanın red edileceğini düşünüyorum” diye konuştu.


